GÜNCEL » Konuşma engeline rağmen iletişim fakültesi okuyor
29 Haziran 2020 Pazartesi 

25 yıllık profesyonel kekeme Seda Fırın kekemeliğine rağmen iletişim fakültesi okuyor. Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi olan Fırın, kekemeliğine rağmen derslerinde çok başarılı. Kekemelik hakkında pek çok bilginin ve içeriğin yer aldığı Türkiye’nin ilk kekeme Youtube kanalı olan Kekele TV’de sunuculuk yapıyor. Bu sayede Fırın, engelleri aşarak başarı yolunda yürümeye devam ediyor.

 

HABER: ÖZCAN KILIÇ

 

25 yıllık profesyonel kekeme Seda Fırın kekemeliğine rağmen konuşmanın, sunum yaparak kendini ifade etmenin önemli olduğu İletişim Fakültesi’nde okuyor. Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi olan Fırın, kekemeliğine rağmen derslerinde oldukça başarılı. Fırın kendi kekemeliğinden esinlenerek hocasına sunduğu proje olan ve Türkiye’de  bir ilke imza atan Kekele TV’de sunuculuk yapıyor. “Sen kekemesin, iletişimle alakalı bir bölümde okuyamazsın” diyenlere inat İletişim Fakültesinde eğitim hayatını devam ettiren Fırın, kekeme bireylerinde iletişim okuyabildiklerini herkese gösterdi. Konuşma noktasında zorlanmasına rağmen Fırın engelleri aşarak başarı yolunda yürümeye devam ediyor.

 

KEKEMELİĞİNİ İLKOKULDA FARK EDER

 

Kekeme olduğunu küçük yaşlarda fark etmesine rağmen büyüdükçe kendini daha özel hissettiğini söyleyen Seda Fırın: “Ben kekeme olduğumu ilkokul birinci sınıfta öğrendim, ilkokulun ilk günü. Hoca herkese ismini soruyordu sırayla. Sıra bana geldiğinde söyleyemedim. Söyledim ancak S… S… Seda diye söyleyebildim. Herkes de güldü. Niye gülüyorlar diye sorguluyordum. Ben ismimi söylemiştim oysaki. O yüzden kekemelik benim hayatımda hem çok özel bir yerde hem de çok kötü bir yerde. Zamanına göre değişiyor. Çocukken çok kötü bir yerdeydi. Büyüdükçe kendimi daha farklı daha özel daha iyi hissettim” diyerek kekemeliğini nasıl fark ettiğini anlatıyor.

 

“SİNİRLENİNCE YÖNTEMİM AĞLAMAKTIR”

 

Kekemeliği nasıl yendiğini anlatan Fırın, “Lise yıllarında ergenliğin verdiği sinirle bir arkadaşıma çok sinirlenmiştim ve bunu kekeme olduğum için bir türlü söyleyemedim ve sinirimi bir türlü atamadım. Benim böyle zamanlarda yöntemim genellikle sinirlenince ağlamaktır. Bu benim bir alışkanlığımdır. Kekemeliğin bana vermiş olduğu engeli ağlayarak yenmeye çalışırım. Yine böyle bir gün okulun bahçesinde oturuyorum çok sinirliyim. Oturdum ağlıyorum. Otururken lisede bir arkadaşım vardı, çok yaramaz muzip bir çocuktu. Geldi oturdu yanıma ‘Niye ağlıyorsun, ne var ağlayacak? Tamam konuşamıyorsun, kekeliyorsun anlıyorum ama bunun için de ne bir eylemini ne bir hareketini gördüm. Kekemeliği yenen birçok insan var’ dedi. Kekemeliği yenilmez olarak görürdüm o zaman. Bana Zoraki Kral filmini izletti. ‘Kekeme bir insan kekemeliğini yenip ülke yönetebiliyor, sen ne yaptın’ diye sordu. Zaferin ‘eyleme geç’ cümlesi beni çok etkiledi. Çalışmalara başladım ve kendime bir eylem planı hazırladım” açıklamalarında bulundu.

 

 

Fırın: “Kekeme iletişimci olmak zor bir şey. Bu süreçte kötü hissetmedim ama korktum. Kekemeliği biraz da iletişimle yendim. Radyo, Televizyon ve Sinema okudum. Yetmedi kısa filmlerde, reklamlarda oynadım. Sonra mezun oldum ama baktım yetmiyor, hala kekemelik var. En iyisi DGS’ye gireyim, Halkla İlişkiler okuyayım dedim. Çünkü Halkla İlişkiler topluluk önünde sunum yapma imkânı vereceği için iyi bir fırsattı. Halkla ilişkiler öğrencisiyim. Bu benim için çok güzel artık zorlanmıyorum, korkmuyorum da. Kekemelik hakkında bilgi veren Türkiye’nin ilk kekemelik Youtube kanalını kurduk. Kekele TV’de sunucu da oldum, benim için bir zorluğu yok”

 

 

EŞYALARINI TOPLAYIP ÜNİVERSİTEYE KAYDOLMAYA GİDER

 

Konuşma engeline rağmen İletişim Fakültesi okumak isteyen Fırın,“Bir gün evde oturmuş, televizyon programı izliyordum. Programı sunan kadının konuşmasına hayran kaldım. O ara annem geldi yanıma. Anneme, ‘Bu abla çok güzel konuşuyor’ dedim. Annem de, ‘Konuşur tabi çünkü o abla sunucu’ dedi.  İyi o zaman ben de sunucu olacağım dedim. Sunucu olursam güzel konuşurum, kekemeliğimi yenerim diye düşündüm. Bunu düşündüğünde 10 yaşında bir çocuktum. Üniversite tercihlerimde hepsine iletişimle ilgili ne bulduysam yazdım. Rehber hocasına verdim, beni yanına çağırdı. ‘23 tercih yapmışsın hepsinde iletişim yazmışsın emin misin?’ diye sordu. Ben de ‘Eminim, değiştirmeyeceğim tercihimi’ dedim. Bana Niğde Üniversitesi Radyo Televizyon Programcılığı geldi.  Bu sefer ailem yollamak istemedi babam ‘Üzülmeni istemiyorum, istemiyorsan gitme’ dedi. Beni yollamayacaklardı, ben eşyalarımı topladım. Gittim üniversiteye kaydoldum” ifadelerine yer verdi.

 

“BEN KEKEMELİĞİ İLETİŞİMLE YENDİM”

 

Kekemeliğine rağmen İletişim Fakültesi okumak isteyen Fırın kekeme bir iletişimci olmanın nasıl bir duygu olduğuna değindi, “Kekeme iletişimci olmak zor bir şey, kötü hissetmedim ama korktum. Ben kekemeliği biraz da iletişimle yendim. Radyo, Televizyon ve Sinema okudum. Yetmedi kısa filmlerde, reklamlarda oynadım. Öyle öyle biraz daha yendim. Sonra mezun oldum. Mezun oldum ama ne yapacağım. Baktım yetmiyor, baktım hala kekemelik var. Ben dedim en iyisi DGS’ye gireyim. Halkla İlişkiler okuyayım. Çünkü Halkla İlişkiler topluluk önünde sunum yapma imkânı vereceği için iyi bir fırsattı. Halkla İlişkileri de yazdım geldi. Halkla ilişkiler öğrencisiyim bu benim için çok güzel artık zorlanmıyorum, korkmuyorum da. Sunucu da oldum, benim için bir zorluğu yok”

 

“HER HAFTA SUNUM YAPMAMIZ GEREKİYOR. FAKAT BEN KEKEMEYİM!”

 

Ders kapsamında verilen ödevlerin zorluklarına da değinen kekeme Fırın, “Ders kapsamında ilk sunum yapmam gerektiğini öğrendiğimde tereddütlüydüm. Sunum yapacağım dersin hocasıyla yüz yüze görüştüm. ‘Her hafta sunum yapmamız gerekiyor. Fakat ben kekemeyim. Sunum yaparken zorlanacağım. Siz, bizi grup olarak mı? Değerlendireceksiniz yoksa bireysel olarak mı?’ diye sordum. Hocam da bana ‘Snumu yapacağına inanıyorum’ dedi. Çok istikrarlı bir hoca yaparsın dediyse aksini iddia etmek mümkün değil, çıkıp yapmak zorundasın. En rahat sunumumu da bahsettiğim hocamın dersinde yaptım. O sunumdan sonra hiç zorluk çekmedim” şeklinde konuştu.

 

“KEKEMELİK BANA GÖRE KONUŞURKEN SUSMAK ZORUNDA KALMAK”

 

Son olarak kekemeliğin ne olduğundan bahseden Fırın, kekemeliğin konuşurken susmak zorunda kalmak olduğunu vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Bana sorarsanız kekemelik, konuşurken susmak zorunda kalmak ki en zoru bu. Şöyle farz edin çok sinirlendiniz ve bir olaya kızdınız ağzınızı açıp bir şey söyleyemiyorsunuz. Âşık oldunuz çok seviyorsunuz masum bir şekilde ifade etmeniz lazım o anda bir sistem sizi engelliyor. Birçok şey insanın içinde kalıyor. Kekemeliğin bende ki tanımı budur.”

 

 

 

Bu haber 114 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.