İLETİŞİM FAKÜLTESİ » 19 YILLIK ÖDÜLLÜ GAZETECİ, GAZETECİLİK BÖLÜMÜNE ÖĞRENCİ OLDU
28 Haziran 2020 Pazar 

Yerel ve Ulusal birçok ödülün sahibi olan ve Savaş Muhabirliği yapan 19 yıllık Giresunlu Gazeteci Ahmet Bilge, mesleğinin bölümünü okumak için Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümüne öğrenci oldu. Hem öğrenci hem gazeteci olan Bilge, halen Giresun İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri olarak gazetecilik mesleğine devam ediyor.  

 

HABER/FOTOĞRAF: VEHBİ DEMİR

 

Giresun İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri olarak gazetecilik yapan Ahmet Bilge, “En iyi gazeteci teorik ve pratiği birleştirendir” diyerek 19 yıllık gazetecilik tecrübesinden sonra mektepli gazeteci olmak için mesleğin bölümünü okumaya karar verdi. Yerel ve ulusal basında birçok başarı ödüllerinin sahibi olarak yıllardır gazetecilik yapan Bilge, mesleğinin bölümünü okumak istedi. Girdiği AYT sınavında Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanan öğrenci ve gazeteci Bilge, bir alaylı gazeteci olarak mesleğindeki başarısını öğrenci olarak da göstermek istediğini söyledi.

 

“GAZETE DAĞITICISIYDIM, ÖDÜLLÜ GAZETECİ OLDUM”

 

Gazete dağıtıcılığından, savaş muhabirliğine uzanan hikâyesini anlatan Bilge, “Henüz lise yıllarımdı. Okul harçlığımı kazanmak için Karadeniz Gazetesi’nin dağıtımını yapıyordum. Bununla birlikte kendimce haberler yapıp gazeteye yolluyordum ama bir türlü dağıttığım gazetede haber olarak göremiyordum. Günün birinde bir cinayet olayıyla gazetedeki ilk haberim yayınlandı. Böylelikle ilk muhabirlik serüvenim de başlamış oldu. Karadeniz Gazetesi’nde prim sistemiyle hem gazete dağıttım hem de habercilik yaptım. Sonra bir başka bölge gazetesi olan Karadeniz’den Günebakış Gazetesi’nde kadrolu olarak çalışmaya başladım. Uzun yıllar bu gazetede çalıştım. Bir dönem sözleşmeli olarak Anadolu Ajansı’nda da çalıştım.  Burada Savaş Muhabirliği Eğitim programlarına katıldım. Daha sonra kadrolu olarak İhlas Haber Ajansı’ndan gelen bir teklifi değerlendirerek burada çalışmaya başladım. İhlas Haber Ajansı’nda çalıştığım zaman içerisinde Arap Baharı ile Suriye’de yaşanan iç savaşın ilk gününden beri muhabir olarak görev almaya başladım. Belirli aralıklarla hala görev yaptığım Suriye’deki terör örgütlerine yönelik ülkemizin yürüttüğü Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarını da muhabir olarak takip ettim” ifadelerine yer verdi.

 

YEREL VE ULUSAL BİRÇOK ÖDÜLÜN SAHİBİ

 

Yerel ve ulusal birçok başarı ödülünün de sahibi olan Gazeteci Bilge, “Mesleki anlamda ilk başarı ödüllerim haber ve fotoğraf dallarında 2002, 2003, 2004 yıllarında Giresun ve Trabzon Gazeteciler Derneği’nden geldi. Anadolu Ajansı’nda çalışırken 2007 yılında Türkiye Foto Muhabirleri Derneği tarafından “Şehit Eşe Son Dokunuş” fotoğrafım Yılın En İyi Haber Fotoğrafı ödülünü aldı.  2009 yılında ise “Ölümü Erteleyen Kadın” haberim Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Yılın En İyi Haber Röportajı seçildi. İhlas Haber Ajansı’nda çalışmaya başladıktan sonra ise 2012 yılında “Öğrencilerin Yol Çilesi” fotoğrafıyla da yine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Yılın En İyi Haber Fotoğrafı ödülünü aldım” açıklamalarında bulundu. 

 

“ALAYLIYDIM, MEKTEPLİ OLACAĞIM”

 

Halen İhlas Haber Ajansı Giresun Temsilciliği yapan ve alaylı olarak mesleki başarılarının ardından mesleğinin bölümünü niçin okumak istediğini de anlatan Bilge, “Üniversite okumak lazım, okumanın yaşı yok. Sınava girdim ve kazandım. Yıllardır yaptığım mesleğimin bölümünü de kazandığım için ayrıca mutluyum. Pratikte uyguladığımız şeyleri, teoride de öğrenmeye çalışacağım. İkisini de birleştirince daha güzel bir şey ortaya çıkacağına eminim. Hocalarım olsun, arkadaşlarım olsun neredeyse emekliliğim gelmesine rağmen okuma azmime şaşırıyorlar ve takdirle karşılıyorlar. Yaşımızın ilerlemesine rağmen okumayı sürdürüyorum. Bu durumun gerek sınıf arkadaşlarıma gerekse diğer öğrencilere de güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Gazeteciliği yapan insanların çekirdekten yetişen hem de alaylı dediğimiz insanların mektepli olması gerektiğini de düşünüyorum.  Üniversitede öğrenci olmak, sahada haber peşinde koşmak kadar heyecanlı.  Bir tarafta haber için kaynak ararken, diğer tarafta ödev için kaynak arayışında oluyorsun. İlk geldiğiniz zaman ne meslek yapıyorsunuz diyorlar? Gazeteciyim dedim. Burayı bitirince ne olacaksınız? Yine gazeteci olacağım. Bu benim mesleğim. 20 yıla yakın süredir gazeteci olduğumu duyunca da çok şaşırdılar. Ama arada bir fark olacak alaylıydım, bitirirsem mektepli olacağım” şeklinde konuştu.

 

“ALAYLI MEHTEPLİ ÇATIŞMASI”

 

Son olarak alaylı ve mektepli çatışması konusundaki düşüncelerini de paylaşan Bilge, “Hangi meslekle alakalı olarak çatışıldığına göre sonucu değişecek tartışma. Fakat bahsi geçen teknik bir konu ise alaylının pek de şansı yoktur. Çünkü alaylı ancak o güne kadar sıklıkla yaptığı şeyi bilir, fakat mektepli öğrenmeyi öğrenmiştir ve ilk kez karşılaştığı konularda alaylıya göre bariz üstündür. Gazetecilik konusunda da kesinlikle gazeteci yaşayarak, yani olayların içine girerek, gece gündüz demeden çalışarak ve mesleğin her kademesinde çaba sarf edip deneyim elde ederek olunur.  Bu bir anlamda “gazeteci olunur mu, doğulur mu?” tartışmasına götürür bizi. Ancak bu çaba ve azim insanı bir yere kadar başarılı kılar. Dolayısıyla istisna olarak pek az kişi alaylı olarak yetişmiş başarılı gazeteci olabilir. Tıpkı her eğitim alan öğrencinin gazeteci-televizyoncu olması mümkün olmadığı gibi. Kendi adıma ise bir alaylı olarak bugüne kadar bildiklerimi tekrarlamak yerine öğrenmeyi öğrenmek istiyorum. Kendini yenilemek, ufkunu geliştirmek istiyorsan mektepli olmak gerekir. Meslek kuruluşlarında gazetecileri temsil etmek, medya kuruluşlarında yönetici olmak için alaylı olarak öğrendiklerin elbette yeterli değildir. Gazeteci de sadece haber yazmak, çekmek olayları takip etmek değildir. Muhabir olarak yazdıklarının daha bir anlam kazanması ve muhabirlikten daha ilerisi için alaylı olmaktan ziyade mektepli olmak bir gerçekliktir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 190 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.