ÜNİVERSİTEDEN » Marka Olmak Ya Da Olmamak
26 Aralık 2019 Perşembe 

Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Şaban Aslan, Mekatronik Bölümü Öğretim Görevlisi Oğuzhan Albayrak ve Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Serkan Toksoy’un kampüs FM stüdyosunda yapmış olduğu Açık Kafa programına konuk oldu. Program sunucuları Öğr. Gör. Serkan Toksoy ve Öğr. Gör. Oğuzhan Albayrak ile keyifli vakit geçiren Doç. Dr. Emre Şaban Aslan “Marka Olmak Ya Da Olmamak” başlığı altında konuşurken dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.

 

HABER:Semanur Demir

 

Kampüs FM’de İlk Programım daha önceleri GİF Ajansın başında bulunan Aslan şu an Çaylak Reklam Ajansı Kulübü’nün Akademik Danışmanlığını yapıyor. Ajans geçmişi olduğu için öğrencilerin uygulama yapabilecekleri bir kulüp kurmak istedikleri ve bu sayede kulübü kurduklarını söyleyen Aslan, “Amacımız sektörle direkt bağlantılı birebir işler yapmak, öğrencilerin doğrudan deneyim kazanmalarını sağlamaktı. Çeşitli yasal problemlerden dolayı mümkün olmadı. Bu çerçevede işler yapamayacağımızı anlayınca sosyal sorumluluğa dayalı projeler yaptık” şeklinde açıklamalarda bulundu.

 

‘‘MARKA DEMEK FİKİR DEMEKTİR, FİKİR ÜRETEMEYENLER MARKAOLMAZ’’

 

İletişim Fakültesi’nde bulunduğu günden beri burada ilk kez radyo programına katıldığını ifade eden Aslan, “Marka demek fikir demektir, fikir üretemeyenler marka olamaz. Taklit etmek markalaşmanın ruhuna aykırı. Günümüzde markaların sahipleri artık kurucuları değil müşterileri, insanlar markalara anlam yükleyerek tüm ilişkilerini bu anlam çerçevesi üzerinden yürütüyorlar. Ürünlerle ve markalarla farkında olmadan duygusal bir bağ kuruyoruz ve buna ‘marka bağlılığı’ deniliyor. Markanın kişiliği, kimliği ve farklılıkları olduğunu, insanlar kendilerini geliştiremedikleri için bir ürüne sahip olunca o markanın kimliğine bürünüyorlar” ifadelerini kullandı. Markayı anlayabilmek için önce markanın soyut bir değerler kümesi olduğunu bilmemiz gerektiğine değinen Aslan, “Bizim insanımızın kavrayamadığı nokta burasıdır. Bu bizim insanımızın ne kadar somut düşündüğünün göstergesi. Hissetmek istiyor. Markanın bir duygudan ibaret olduğunu anlamamız gerekiyor” dedi.

 

Marka Olmak Ya Da Olmamak

 

“Markanın temeli farklı olmaktır. Marka olmak ve ürün olmak arasında bir kaos var. İnsanlar marka ve kaliteyi özdeşleştirmişler. Marka olmak için illa bir ürüne ihtiyacımız yok, bir kişi de marka olabilir. Markanın en önemli faktörü sürdürebilirliktir” şeklinde açıklamalarda bulunan Aslan, geleneksel medyadan kopmadan, teknolojinin sıkı takipçisi olmamız gerektiğini, marka olmak istiyorsak dijitalleşmeyi kaçırmamamız gerektiğini söyledi. Dinleyicilerden gelen soruları yanıtlarken, kendisi de soru sormayı ihmal etmediği programda dünyanın en değerli 500 markası arasında hiç Türk markası bulunmadığına dikkat çekti. Aslan, “Bu ülkeden güzel markalar çıkar. Dünyanın en değerli markalarından birisi Türkiye’den çıkar inşallah” ifadelerini kullandı.

Bu haber 72 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.