ÜNİVERSİTEDEN » GŞÜ’de İkinci Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi düzenlendi
13 Kasım 2019 Çarşamba 

İlki Kilis Yedi Aralık Üniversitesi tarafından Mersin’de düzenlenen Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresinin ikincisi Gümüşhane Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Gümüşhane Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenmeye başlanan kongre öğrenciler ve misafir üniversitelerin akademisyenleri tarafından yoğun ilgi gördü. Ortak üniversitelerin rektörlerinin ve öğrencilerin yanı sıra Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen gibi önemli isimlerin katıldı.

 

Haber: Fevzi Koç, Elmas Kavlak, İkranur Apaydın, Bahar Demir, Selin Köse, Ayşe Begisi

 

Gümüşhane Üniversitesi, Kilis Yedi Aralık Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin ortaklığı ile ikinci kez Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi bu sene Gümüşhane Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. İki gün sürecek olan kongrenin açılışı 7 Kasım’da Atatürk ve şehitler için bir dakikalık saygı duruşu ardından istiklal marşının okunması ile gerçekleşti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Gümüşhane Üniversitesi Prof. Dr. Bayram Nazır sosyal bilimlerin sanıldığı gibi doğa ve dünyaya ilişkin gerçeklerin aranmasıyla sınırlı olmadığını, sosyal bilimlerin asıl amacının insan mutluluğunu arttırmak ve sosyal yaşamın düzenliliği gibi konularla bağlantılı olduğuna değindi. Nazır, insanı ve toplumu anlamanın anahtarı olarak sosyal bilimlerin öneminden ayrıca geçmişi anlamlandırmanın, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin temeli olduğuna değindi.

 

Karaçoşkun: “Bir araya gelmek kaçınılmazdır”

Kilis Yedi Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karaçoşkun modern bilim tarihinde sosyal bilimlerin aydınlanma döneminde ortaya çıktığını ve bu dönemde sosyolojinin Auguste Comte’un bile sosyolojiyi fizik sandığını bu nedenle sosyal bilimlerin fen bilimlerinin gölgesinde kaldığının bir gerçek olduğuna değindi. Sosyal bilimlerin öneminden ve Türkiye açısından sosyal bilime değinen Karaçoşkun, “Bizim bu ülkenin sosyal bilimcileri olarak batının bütün bir birikiminden istifade ederek daha öncesinde kendi geleneğimizdeki tarihsel süreçteki bilimsel gelişimden istifade ederek artık doğru okumalar yapmamız kaçınılmazdır. Böyle olduğunda bizim doğa bilimlerinin ötesinde kendi söyleyecek özgün sözlerimiz olduğu görülecektir bunun için ben bu kongreyi önemsiyorum ismi çok genel gibi olsa da son derece önemli” diyerek sözlerine devam etti. Konuşmasının devamında Karaçoşkun sosyal bilimlerin gelişmesinde birlikte çalışmanın ve bir araya gelerek konuşmalar yapmanın kaçınılmaz olduğuna değindi.

 

Karaman: “Boşa harcanacak zaman yok”

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman Türkiye’nin geleceği ve üniversitelerin bu süreçteki etkisine dair yaptığı konuşmada şunlara değindi: “Kıymetli misafirler biliyoruz ki ne üniversitelerimizin ne de ülkemizin boşa harcayacak zamanı yoktur her atılan adım bir boşluğu doldurmalı her söz hayırsa söylenmelidir. Ülke olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlemiş olduğu hedefleri iki bin yirmi üç ve iki bin yetmiş bir hedeflerine ulaşmanın ve dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olmanın da ancak bilgiyle olacağının düşünmekteyiz. Değerli katılımcılar bu uluslararası sempozyum bir takım kişi ve kurumların desteği ile bazı insanların özverili çalışmaları olmasaydı elbette bu noktaya gelmez başarıya ulaşmazdı.” Konuşmasının sonunda Karaman sempozyuma ev sahipliği yapan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Zeybek’e ve görev alan katılımcılarla birlikte etkinliğe sponsor olan herkese teşekkür etti.

 

Zeybek: “Fuat Sezgin anısına”

Bu yıl ikincisi düzenlenen kongrenin geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden Türkiye’nin önemli sosyal bilimcilerinden olan Prof. Dr. Fuat Sezgin adına düzenlendiğinden bahseden Zeybek, “Fuat sezgin hocanın şuan dünya bilim tarihinin en önemli isimlerinden biridir.  Şu an bu sempozyumu da onun anısına düzenliyoruz.  Bilim dünyasına iki büyük katkısı oldu bunlardan biri Buhariye’nin sadece sözlü kaynaklarla hadis külliyatını oluşturmadığını ispat etti yazılı kaynaklardan yararlandığını da belgeledi. İkinci katkısı ise islam bilim dünyasında bilgi üretilmedi sözünü yine belgeleriyle birlikte çürüttü. Bu iki önemli katkısını bütün bir ömrü boyunca islam bilim tarihine fayda sağlamak için geçirmiş olan bu büyük bilim adamımızın ki günde 17 saat ortalama çalıştı ve 27 dili bilip konuşuyordu Fuat Sezgin hoca. 30 Haziran 2018 tarihinde kaybettik ruhu şad olsun mekânı cennet olsun âlimler yeryüzünün kandilleridir” diyerek Fuat Sezgini andı. Zeybek İlimin ölümü âlemin ölümü gibidir sözleri ile ilimin önemine vurgu yapmasının ardından sözlerini sonlandırdı.

 

Musai: “Sosyal yeterlilik aslında gençler için çok önemli bir pozisyondur”

Makedonya’dan gelen Tetova Üniversitesi Felsefe Bölümü Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Musa Musai Balkan Müslümanlarında Sosyal Kimlik ve Dini Kimliğin Bütünleşmesi adlı sunumunu gerçekleştiren Musai, “Bizim araştırmamızın konusu balkan Müslümanlarında din ve kimlik bütünleşmesi eğer esaslı noktaya gelmek istiyorsak bu bizim son araştırma konumuz. Üniversite öğrencileri arasında dindarlık bileşenleri ve sosyal yeterlilik arasındaki ilişkidir. Sosyal yeterlilik aslında gençler için özellikle de ergenler için çok önemli bir pozisyondur” diyerek sosyal yeterliliğin gençler açısından önemine değindi. Balkanların sosyal kimlik ve dini kimliğinden bahseden Musai Makedonya’nın dini yapısından ve diğer özelliklerinden bahsederek Türkçe konuşulan bölgelerin olduğunu dile getirdi. Konuşmasının sonunda ise Musai öğrenci değişim programı aracılığı ile Türk öğrencilerin Makedonya’ya gelmelerine yönelik çağırıda bulundu.

 

Çalık: “Tarih beşeri ilimlerin insani ilimlerin anası sayılmalıdır”

Bayburt Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Mustafa Çalık Tarih biliminin öneminden bahseden ve tarih biliminin sosyal bilimleri ile doğrudan ilişkisi olduğu gibi konulardan bahsetti. Konuşmasının devamında Çalık, “Sosyal ilimlerde mülki disiplinler arası bir yaklaşım disiplinler arası bir tartışma tarzı bilgi alışverişi bir etkileşim hep şart görülmüştür ama bunun için hem dar ihtisaslaşmanın dışına çıkılması icap ediliyor hem de buna müsait bir entelektüel ve üniversite vasıtasının olması gerekiyor. Tarih beşeri ilimlerin insani ilimlerin anası sayılmalıdır tarih biliminin olmadığı bir akademik alanda ciddi bir tarih eğitiminin olmadığı bir maarif sisteminde hiçbir beşeri yahut sosyal ihtimali ilim dalında ciddi bir gelişmenin beklenmemesi gerekir bu meseleye ciddi bir biçimde eğilmemiz gerekmektedir” şeklinde konuştu.

7 Kasım ve 9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen kongre 9 Kasım’da kapanış oturumunun yapılmasının ardından sona erdi. Kapanış oturumunun ardından Gümüşhane Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe misafir olarak gelen diğer üniversite rektörleri ve akademisyenlerine Gümüşhane’nin doğal güzellikleri gezdirildi.

 

 

Bu haber 99 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.