ÜNİVERSİTEDEN » Gümüşhane'de filizlenen kültür, sanat ve edebiyat dergisi: Sis Dergi
8 Ekim 2019 Salı 

Gümüşhane Üniversitesi akademisyenleri Serkan Toksoy ve Süleyman Demir’in 2016 yılından beri çıkardıkları Kültür, Sanat ve Edebiyat dergisi “Sis Dergi” aradan geçen süre zarfında hem Türkiye’nin değişik şehirlerinden hem de Asya, Avrupa ve Amerika kıtasından yazarları ve okurları olan bir dergi haline gelmeyi başardı.

 

Haber: Vehbi Demir


Gümüşhane Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu (MYO) Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Serkan Toksoy ile Yabancı Diller Bölümü Öğretim Görevlisi Süleyman Demir, Sis Dergi’nin ilk temellerini 2016 Ağustos ayında attılar. İkili, çağın getirdiği mecburiyetler doğrultusunda İnternet üzerinden yayın yapmayı kararlaştırdılar. www.sisdergi.com adresinde yayın yapan dergi iki ayda bir yeni sayısını okurlarıyla buluşturuyor. Öykü, şiir, deneme, inceleme ve eleştiri türünde yazılar yayımlanan derginin yayın kurulunda da ülkenin farklı kentlerinde ikamet eden ve farklı konularda çalışmalar yapan entelektüeller bulunuyor.

 

“SANATSEVERLER İÇİN ‘OLİNE SERGİ’ BÖLÜMÜ”

 

Sis Dergi, 2016 Ağustos ile 2017 Nisan ayına kadar bir deneme süreci geçirdi. Bu sürede hem Gümüşhane’den hem de ülkenin farklı şehirlerinden yazarlara erişerek derginin kalite çıtasını oluşturarak, eksikliklerini giderdiler ve aktif yayın hayatlarına başlamış oldular. Yayımlanan yazılara ek olarak bünyesinde bir de tasarım ekibi barındıran dergi, yazılara uygun görsel tasarımlar yapması yönüyle de özgün bir tutum sergiliyor. Bu sayede fotoğraf sanatçılarına ve grafik tasarımcılara da dergide yer açtıklarını belirten Toksoy 2019 Mart sayısından bu yana dergiye bir de “Online Sergi” bölümü eklediklerini ve böylelikle sanatın görsel alanıyla ilgilenenlere de eserlerini sanatseverlerle buluşturma imkânı yarattıklarını ifade ediyor.

 

SİS DERGİSİNİN MACERASI NASIL BAŞLADI?

 

Derginin editörü Demir, Sis Dergi macerasına başlama amaçlarına değinerek şunları söyledi: “Bilindiği gibi Gümüşhane ülkemizin kültür, sanat ve edebiyat alanına katkı yapmış önemli isimler yetiştirmiştir. Biz de bu alanlara ilgisi olan insanlar olarak kentin bu ruhuna uygun olacak şekilde somut bir adım atmak istedik. Öte yandan eğitimci insanlar olarak başta üniversitemizin gençleri olmak üzere ülkemizin her yanında bir şeyler yazıp çizen ama ne yapacağını bilemeyen insanlara bir alan açalım istedik. Çünkü burada ağırladığımız öğrencilerin şehrimizde kısıtlı da olsa var olan imkânlardan yeterince haberdar olamadıklarını düşünüyoruz. Bu sayede hem onları bu alana kanalize etmek hem de kolektif olarak güzel işlere imza atabilmek için bu dergi bir şemsiye görevi görsün istedik” ifadeline yer verdi.

 

NİTELİK VE NİCELİĞİN PEŞİNDE

 

Toksoy ise dergi yayımlamanın zorluklarına vurgu yaparak şunları kaydetti: “Periyodik olarak basılı yayın yapmak çok külfetli olacağından, internet çağına uygun olarak online bir dergi yapmayı daha makul bulduk. Ancak işe başlarken yazacak insanlara erişmek gerekiyordu. Bu noktada hem niteliği hem de niceliği gözetmemiz önemliydi. Nitelikli yazarın yazısını göndereceği kadar kaliteli, aynı zamanda da bir sayıyı dolduracak kadar çok yazıya ihtiyacımız vardı. Neticede hiç tanınmayan bir derginin arka planında duran insanlarsınız ve yazı gönderecek insanların bu noktada belli kaygıları olabiliyor. Artık daha seçici hareket edebiliyoruz. Sabredersek olacağını biliyorduk ama yine de tüm yükü var olan meşguliyetlerimizin yanında sırtlanmak kolay olmadı” ifadelerini kullandı.

 

“GENİŞ BİR YELPAZE”

 

Demir, derginin yelpazesinin her geçen gün daha da genişlediğini söyleyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yola gönüllü iki kişi olarak çıkmıştık ve bugüne gelindiğinde pek çok farklı alandan dostlar edindik. Aramıza katılan arkadaşlarımız dergimiz için belli fedakârlıklar yapıyor ve bize değerli katkılarıyla eşlik ediyorlar. Bakıldığı zaman kimisi yazılarını değerlendirmemiz için bizden yardım isterken kimisi ilk kez bir dergiye yazı gönderecek cesareti kendinde bulduğunu ifade ediyor. Kitapları yayımlanmış yazarlar da dergimizi tercih ediyor, kendi bloğunda yazıp çizenler de daha geniş kitlelere erişmek için bizi önemli bir mecra olarak görüyor. Açıkçası her geçen gün biraz daha büyüyen bir aile olduğumuzu gördükçe hem mutlu oluyoruz, hem de gururlanıyoruz.”

 

DERGİ’NİN LOGOSUNDA YER ALAN KARGA NE İFADE EDİYOR?

 

Derginin logosunu tasarlayan Toksoy, logoda yer alan karga figürüyle ilgili, “Bilindiği gibi kargalar uzun yıllar yaşayan ve güçlü bir hafızaya sahip olan hayvanlardır. Üstelik kulağa pek hoş gelmese de kendine özgü ve fark edilebilir bir sesi vardır. Biz de bu kavramlardan hareketle dergimiz uzun ömürlü olsun, dergi dünyasında kendine özgü bir tarzı olsun temennisiyle logomuzda bir karga figürüne yer verdik”  şeklinde düşüncelerini aktardı.

Bu haber 212 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.