GÜNCEL » Sessiz dünyalara yankı olabilmek…
1 Mayıs 2019 Çarşamba 

Genç öğretmen Burak Baloğlu, kurduğu Konuşan Eller İşitme Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü'nde badminton antrenörü görevine devam ettiği sırada açtığı aynı kulüp sayesinde seminerler vererek sessizlerin dünyasına yankı olmaya devam ediyor.

 

Haber: Abdurrahman Demirtaş

 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği mezunu olan 23 yaşındaki Burak Baloğlu, “Konuşan Eller İşitme Engelliler ve Gençlik Spor Kulübünü 2015 yılında başkan olarak kurdum. Şu anda görevimi badminton antrenörlüğünden dolayı başkan vekiline teslim ettim. Beş buçuk yıldır işitme engellilerin içerisindeyim. Geçen sene yapılan ve Samsun’da ilk olan İşitme Engelliler Olimpiyatlarında kendi kurduğum Badminton takımımla birlikte ülkemizi orada temsil etmiş oldum. Şimdi ise Konuşan Eller İşitme Engelliler ve Gençlik Spor Kulübü ile seminerler vermeye devam ediyorum.” diyerek başlıyor hikayesini anlatmaya. Türkiye’de dört milyona yakın işitme engelli vatandaşın olduğunu belirten Baloğlu, “İşaret dili, işitme engellilerin kendi aralarında ve diğer bireylerle iletişim kurmalarını sağlayan bir dildir. Türk Dil Kurumu da bununla alakalı olarak bir dil oluşturdu. Türk Dil Kurumu Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden, Halk Eğitim Merkezleri ve İşitme Engelliler Federasyonu aracılığıyla eğitimler vermektedir.” dedi.

 

Avrupa’nın en genç badminton antrenörü

 

Baloğlu “2014 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan 7. İşitme Engelliler Badminton Avrupa Şampiyonasında Avrupa’nın en genç badminton antrenörü olarak spor müsabakasında bulundum.” diyerek konuşmasına şu şekilde devam etti; “Ülkemizi orada yardımcı antrenör olarak temsil etme fırsatı yakaladım. Böylelikle işitme engelli arkadaşlarımızın içine girme fırsatı buldum. Müsabakada işitme engelli sporcuları, arkadaşlarımla birlikte müsabakalara hazırladık. Bir yandan da onları anlamaya ve yakından tanımaya çalıştım. Olimpiyatlarda derece yapan sporcular oldu. 2015 yılında ülkemize döndüğümüzde arkadaşlarımla Konuşan Eller İşitme Engelliler ve Gençlik Spor Kulübünü kurduk ve hâlen burada görev almaktayız.”

 

Engelsiz bireylerle arasında büyük fark yok”

 

“Bedensel engelliler ile işitme engelliler arasında büyük fark var. Çünkü bilindiği üzere bedensel engellilerde el ve ayak koordinasyonunda uyuşmazlıklar olabilmekte. Fakat işitme engellilerde ise bu durum gözlenmemektedir. Yani işitme engelli bireyler de engelsiz bireyler gibi badminton sporunu aynı kurallar çerçevesinde rahatlıkla yapabilmektedir.” diyen Baloğlu  “Engelsiz bireylerin işaret dili bilmemesinden dolayı işitme engelliler özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında, sosyal hayatta birçok iletişim problemi yaşamaktadır.” dedi.

 

İşitme engellilerin, fabrikalara tıkılıp beden işçisi olarak çalıştırmak yerine sportif faaliyetlerin eğitimini alıp hem kazanç sağlayabileceklerini hem de güzel vakit geçirebileceklerini ifade eden Baloğlu, “İşitme engellilerin hayatta mutlu olabilmeleri için spor ve diğer sosyo-kültürel faaliyetlere katılmaları gerekmektedir.” açıklamasını yaptı.

 

“Biz mi işaret dili öğrenmeliyiz, yoksa onlar mı bize ayak uydurmalı?”

 

İşitme engellilerin kendi aralarında arkadaşlık kurmalarını engelsiz bireylerin, işitme engelli insanları dışlamasından dolayı olduğunun altını çizen Baloğlu sözlerine şu şekilde devam etti; “Türkiye’de yaşayan işitme engelli bireyler ile ilgili başımdan geçen ve etkilendiğim bir hadiseden bahsetmek istiyorum. Erzurum’da doksan kişilik işitme engelli bireyin bulunduğu bir rehabilitasyon merkezinin müdürüyle görüştüğüm zaman müdürden 'Dört milyon işitme engelli için biz mi işaret dili öğrenmeliyiz, yoksa dört milyon işitme engelli bize mi ayak uydurmalı?' diye bir soruyla karşılaştım. Bu olay beni derinden etkilemişti. Bu tür düşünceler var oldukça işitme engellilerin sadece kendi aralarında sohbet etmeleri, kendi aralarında iletişim kurmaları bana daha mantıklı geliyor. En azından onlar birbirlerini daha iyi anlıyorlar ve birbirlerine iyi bir şekilde sahip çıkıyorlar. Sağır kültürü diye bir şey var. Bundan dolayı engelli bireylerin yalnızca kendi aralarında iletişim kurmak istemelerini haklı çıkaran bir nedendir.”

 

Olimpiyatlar işaret dilini öğrenmesinde etkili oldu

 

Baloğlu, katıldığı birçok programı, kendisi için var olan bilgilerinin üzerine yeni bilgiler koymak olduğunu belirterek “Bunlardan bir tanesi de uluslararası işaret dilini öğrenmek oldu. Dünya geneli bir dildir bu. Bir nevi İngilizcenin işaret dili versiyonu diyebiliriz. Birçok yerde “American Sign Language” olarak geçmektedir. Olimpiyat öncesi katıldığım eğitimlerde bu dili öğrenmemin sebebi olimpiyatlarda sıkça kullanılıyor olmasıdır. Bu yaşadıklarım benim için güzel bir duygu ve iyi bir tecrübe oldu. İşitme engellileri bölge bölge gezdik, birçok seminer verdik. Bazı doğu illerinde işitme engelli bireylerle buluştuk. Burada şive farklılıklarıyla belirgin bir şekilde karşılaştım. Bu farklılıkları yerlerinde işaret dili vasıtasıyla öğrendim.” şeklinde konuştu.

 

Kurslar var fakat bu yeterli değil”

 

İşaret dilinin yaygınlaşabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen İşaret Dili Kurslarının olduğunu fakat bu kursların yeterli olmadığını vurgulayan Baloğlu, “İşaret dili bilen ve öğrenmek isteyen arkadaşlarımız bulunuyor. Onlarda illerde işitme engelliler derneklerini ziyaret ederek işaret dili üzerine pratik yapabilir ve daha etkili öğrenebilirler. İşitme engelliler ile engelsiz bireyler birlikte engelleri aşarak ve iletişim kurarak kaynaşabilirler. Yine aynı şekilde işitme engelliler derneklerine giderek oradaki arkadaşlarımızla kaynaşıp onların sessiz dünyalarına yankı olabilirler.” dedi. Herkesin işaret dilini öğrenmesi gerektiğini düşünen Baloğlu, “İşitme engelli bireylerin oranı yüzde beşe yani Ankara nüfusuna, bir başka deyişle bir milletvekili çıkaracak nüfusa tekabül ediyor. Bu yüzden de herkesi işaret dilini öğrenmeye ve işaret dili eğitimi seferberliği başlatmaya davet ediyorum.” diyerek sözlerine son verdi.

 

 

 

Bu haber 135 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.