SPOR » Gümüşhane'nin bükülmeyen demir bileği
1 Mayıs 2019 Çarşamba 

Oldukça eski bir tarihe sahip olan ve pek çok kültürde kendine yer bulan bilek güreşi, Gümüşhane'de genç bir sporcu tarafından temsil ediliyor. Çocukken vücut geliştirme sporuna ilgi duyan, ancak yaşının küçük olmasından dolayı kursa kabul edilmeyen Mesut Yılmaz, bilek güreşinde kendini geliştirir. Okulda arkadaşları ile bilek güreşi yaparken, bunun resmi bir spor olduğunu öğrenen Yılmaz, ilerleyen yıllarda ulusal ve uluslararası alanda pek çok başarıya imza atar. 2010 yılında Türkiye Beşinciliği, 2011 yılında Türkiye Üçüncülüğü, 2014 yılında Türkiye Dördüncülüğü, 2013 Üniversiteler Arası Türkiye  İkinciliği, 2014 Üniversiteler Arası Türkiye Birinciliği, 2015 Türkiye Birinciliği, 2013 Dünya Beşinciliği, 2014 Avrupa Üçüncülüğü, 2014 yılında Dünya Beşinciliği elde eder.

 

Haber: Tolunay Tekmek

 

Bilek güreşi, takım sporları içinde yer almayan, kişilerin bireysel yarıştığı ender spor dallarından biri. İki rakibin bilek güreşi masası üzerinde belli bir süre olamadan, rakibin elinin bilek güreşi masasındaki pete değdirmek veya pet seviyesine indirerek rakibini yendiği bilek güreşi uzun bir geçmişe sahip. Beş bin yıllık geçmişi olan ve tarihin en eski sporları arasında yer alan bilek güreşinin birçok kültürde farklı karşılıkları bulunuyor. Hintçe “panja”, İtalyanca “braccio di ferro”, İspanyolca “vencidas”, İngilizce “armwrestling” olarak telaffuz edilen bilek güreşinin teşkilâtlanmasında öncülük yapan ülke ise Amerika’dır. Özellikle Bob O’leary’nin çabalarıyla 1967 yılında Dünya Bilek Güreşi Federasyonu kurulur. Bu sayede bilek güreşinin kuralları belirlenir. Bilek güreşinde ilk Dünya Şampiyonası 1979'da yapılır. Türkiye’de bilek güreşinin temelleri ise, 1960lı yıllarda Hilmi Yıldırım, Turan Enginsoy, Şaban Demir, Ahmet Enünlü gibi isimlerin amatör olarak birbirleriyle karşılaşmaları ve müsabakalar düzenlemeleriyle atılır. Türkiye’de bilek güreşi resmi olarak 1987 yılında gazeteci ve spor yazarı Erdoğan Arıpınar’ın kurduğu Türkiye Bilek Güreşi Organizasyonu ile yapılmaya başlanır ve bilek güreşinin bir spor olarak yaygınlaşması sağlanır. Böylesi derin bir geçmişe sahip olan bilek güreşinin Gümüşhane'deki önemli temsilcilerinden biri 24 yaşındaki Mesut Yılmaz. Gümüşhane doğumlu olan Mesut Yılmaz, gönül verdiği bilek güreşinde ulusal ve uluslararası alanda pek çok başarı elde eder. 2010 yılında Türkiye Beşinciliği, 2011 yılında Türkiye Üçüncülüğü, 2014 yılında Türkiye Dördüncülüğü, 2013 Üniversiteler Arası Türkiye  İkinciliği, 2014 Üniversiteler Arası Türkiye Birinciliği, 2015 Türkiye Birinciliği, 2013 Dünya Beşinciliği, 2014 Avrupa Üçüncülüğü, 2014 yılında Dünya Beşinciliği elde eder.

 

Çocukluktan gelen spor aşkı

 

Aşçı bir baba, memur bir annenin oğlu olan Mesut Yılmaz, çocukken vücut geliştirme sporuna merak salar ve hikayesi bu şekilde başlar. Yılmaz, "Küçükken vücut geliştirme sporu ilgimi çekiyordu. Ben de bu spora yazılmak için bir spor salonuna gittim. Ancak burada yaşım küçük olduğu için beni kabul edemeyeceklerini söylediler. Üzülerek bu spordan vazgeçmek zorunda kaldım. Daha sonra okulda arkadaşlarımla bilek güreşleri yapmaya başladık. Önceden yendiğim arkadaşlarım, artık beni yenmeye başlamıştı. Sonra öğrendim ki, resmi anlamda böyle bir spor dalı varmış. Ben de büyük bir hırsla gidip bu spora başladım." diyerek bilek güreşi ile tanışmasını anlatıyor. Birçok farklı dalla uğraşmak yerine bir alana yönelmenin daha faydalı olacağının farkına varan Yılmaz “Çocukken boks ve futbola da hevesim vardı. Ancak ikisini de yapmadım. Bunların birini yapmış olsam bilek güreşi ile belki de hiç tanışmamış olmayacaktım. Farklı spor dalları ile ilgilenmek yerine sadece bir sporla ilgili başarılı olmak daha önemli. Bu yüzden bilek güreşinde kendimi geliştirmek istiyorum." diyor.

 

Başarıya adım adım

 

Mesut Yılmaz, sporla ilgilenmeye başladığı günden bugüne ailesinin yanında olduğunu belirtiyor ve ekliyor, "Bazen umudumuzu kaybederiz ya da bir şeylerin ters gittiğini anladığımızda sığınacak bir liman ararız. Böyle zamanlarda yanımda olan insanlar, bu yolda ilerlemememde etkili oldu. Onların desteği ve yanımda olmalarının verdiği duygu, benim daha çok çalışmama vesile oldu. Bu sporla ya da başka bir sporla ilgilenen arkadaşlarım başarı elde ettiklerinde hava atar tavır sergiliyorlardı. Ben de hırslı bir insanım. Bunlar da beni etkiledi. Sporda yenmek de yenilmek de var elbette. Ancak ben hiçbir zaman yenilmek istemedim ve bunun için çalıştım. Bu süreçte ailem de hep yanımdaydı. Bana destek oldu."

 

Mesut Yılmaz'ın çalışmaları yoğun devam ediyor. Haftanın 3 günü ağırlık antrenmanı yaptığını dile getiren Yılmaz, “Antrenmanlarımı yoğun çalışarak yapıyorum. Bir gün güç, bir gün de teknik, yani masa antrenmanı yapıyorum. Müsabakalara bu şekilde hazırlanıyoruz. Bunun yanı sıra müsabakalarda her yarışmacının kendi sıkleti olduğu için son 3 ay kilomuza dikkat etmek için diyet ve yürüyüş yapıyoruz. Müsabakalara bu şekilde hazırlanıyoruz.” Sıkı bir eğitimin şart olduğunu vurgulayan Yılmaz, başarının çok çalışmaktan geçtiğini vurguluyor.

 

“Bayrağımızı kürsüde dalgalandırmayı başardım”

 

Katıldığı ilk dünya şampiyonasında 5. olan Mesut Yılmaz, oradaki atmosferi görünce bir sonraki yıl daha iyi hazırlanıp tekrar katılması gerektiğini anlar. Yılmaz "Dünya şampiyonasında beşinci olduğum zaman çok hırslanmıştım. Döndüğümde her şeyden fedakarlık edip antrenmanları daha da ağırlaştırarak bir yıl boyunca çalıştım. Bu çalışmalarım sonucunda Türkiye'de birinci olarak Avrupa şampiyonasına gitmeye hak kazanmıştım. Şampiyonada da Avrupa 3.'sü olarak bayrağımı kürsüde dalgalandırmayı başarmıştım. Bu tarifi mümkün olmayan bir mutluluktu." diyor.  

 

Halkın bakış açısının ve olumlu tepkisinin kendisini sevindirdiğini söyleyen Yılmaz, "İnsanların bize olumlu geri dönüşlerde bulunması bizleri çok mutlu ediyor. Bunun yanı sıra bizleri görüp örnek alarak bu işe başlayan arkadaşları görmek de onur verici. Ancak bu spor biraz maddiyat isteyen bir branş. Yani beslenme olsun, ek sporcu takviyeleri olsun, bütçe olsun oldukça masraflı. Bu konuda sıkıntılarımız var. Bunları da aşabilsek çok daha iyi olabileceğimize inanıyorum. Bu sorunları aşmak için de biraz desteğe ihtiyacımız var ama destek göremiyoruz. Hentbol, atletizm, bilek güreşi gibi alanlarda birçok başarı elde etmiş insanlar var. Ancak sporcular olarak hep kendi imkanlarımızla buraya kadar gelebildik. Avrupa'da neden ilk sırada Gümüşhane'den Bayburt'tan birinci çıkmasın. Her şey bizim elimizde. Sadece destek verilsin yeter."

 

İyi bir antrenör olmak istiyor

 

Spora ilgi duymaya başladıktan sonra hayal kırıklığı yaşasa da hedeflerinden vazgeçmeyen Yılmaz, "Hayatımı bu spor üzerinden şekillendirmek istiyorum. Bilek güreşi sporu ile devam etmek, iyi bir antrenör olmak ve spora meraklı insanları bu spor branşına kazandırmak istiyorum. Hatta sadece bilek güreşi de değil. Hangi spor branşı olursa olsun başka insanları  spora kazandırabilirsem ne mutlu bana." diyerek hedeflerini anlatıyor. Yılmaz, bilek güreşinde yer almak isteyen kişilere ise şu tavsiyelerde bulunuyor, "Kendilerine iyi bir profil oluştursunlar ve onu izlesinler. Bu profil başarıya götürecektir. Bazen sıkılabilirler ya da bunalabilirler. Bu durum hiçbirini yıldırmasın. Önemli olan şey hangi spor dalıyla uğraşıyorlarsa uğraşsınlar, spor asla ahlakın önüne geçmesin. Müsabakada rakibiz ama yarış bitince iyi bir dost olmayız. Bize antrenörlerimiz ve büyüklerimiz bunu öğretti." Yepyeni hedefleri ve hayalleriyle Mesut Yılmaz, uzun süre spor camiasında olacağa benziyor.

 

 

Bu haber 24 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.