GÜNCEL » Bozkırın renkli karakteri, Veysel Özenç
29 Nisan 2019 Pazartesi 

Etrafımızda farklı karakterlere sahip onlarca insan var. Hayat hikayelerini bilmeden çoğunun yanından geçip gidiyoruz. Tıpkı 64 yaşındaki Niğdeli Veysel Özenç gibi. Özenç, 12 yaşında Emine adında genç bir kıza sevdalanır. Ancak ailesi vermez Özenç'e. Yaşadığı bu olaydan sonra Özenç, hayata küser. Ne başka birini sever ne de evlenir. Ömür boyu Emine'nin sevdasını yaşatır içinde. Kendini, elinden düşürmediği sazına ve yaşı ile örtüşmeyen kıyafetlerine verir. Niğde sokaklarında saz çalıp şarkı söyleyerek para kazanır. Renkli kişiliği, farklı tarzı ve sevecenliği ile herkes tarafından sevilir. Öyle ki adeta Niğde'nin simgesi haline gelir.

 

Haber: Yasemin Kartal

 

Hayat, iniş ve çıkışlarla doludur. Her zaman iyi olmadığı gibi, her seferinde kötü şeyler de yaşanmaz. Kimisi heybesinde güzel anılar biriktirir, ancak kimisi için aynı güzellikte olmaz yaşadıkları. Tıpkı Niğde'de tarzı ve farklılığı ile bilinen Veysel Özenç gibi. 1953 yılında Niğde'de doğan Veysel Özenç lise mezunudur. Niğde doğumlu olmasına rağmen 3 yıl Adana’da yaşar. Ayrıca Antep, Uşak gibi şehirlerde de bulunur. Geçimini sokaklarda saz çalıp şarkı söyleyerek ve sevenleri tarafından naçizane verilen yardımlarla sağlar. Niğde Belediyesi’nin ona verdiği müstakil bir evde tek başına yaşar. Onu yaşıtlarından ayıran ise, yaşından genç giyinerek oluşturduğu tarzı, sevimli kişiliği ile herkes tarafından tanınması ve eline geçen az bir para ile insanlarda yardım ediyor olmasıdır.

 

“Şu dünyada bir ağabeyim bir de sazım var”

 

Veysel Özenç 64 yıllık hayatında zor şeyler yaşar. Ailesini 4 yıl önce kaybettiğini söyleyen Özenç, “Şu dünyada bir ağabeyim bir de sazım var.” diyerek hayatta kalan tek dayanağının ağabeyi olduğunu belirtiyor. Renkli ve enerjik kişiliği ile bilinen Veysel Özenç, aynı zamanda dramatik bir hayat hikâyesine sahip. Gençlik yıllarında, hatta belirttiğine göre 12 yaşında Emine adında bir kıza âşık olur. Özenç, “Yaşım 12 iken Emine adında bir kız sevdim. Emine ile evlenmek istedim sonra. Ancak bizim durumumuz iyi olmadığı ve çobanlık yaptığımız için Emine'yi bana vermediler. Almanyalı zengin biri ile evlendirdiler. Bu yüzden geçmişe karşı kırgınlığım var. Yaşadığım şey ağırıma gitti. Emine'yi bana verselerdi dünyanın en mutlu insanı olurdum. Zaten sonrasında kendimi müziğe ve kıyafetlere verdim.” diyor. Özenç, 45 yıl geçmesine rağmen sevdiği kadını unutamayıp hala onun için ağlıyor, adeta onu bekliyor. Üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen aşkını kalbinde saklıyor. Bu yaşına kadar ne başka birini sever ne de evlenir. Geçmişte dramatik olaylar yaşamasına rağmen tüm bunlara karşı renkli kişiliğiyle gönülleri fetheder.

 

Aşk ve huzur için çalıp söylüyor

 

Yaşına aldırış etmeden renkli yaşayan, yaşını ve yaşadıklarını benimseyip kendine siper edinen Özenç, “Niğde'de saz çalıp şarkı söyleyerek geçimimi sağlıyorum. Saz çalarak kazandığım paranın yarısını kıyafetlerime harcarım. Kıyafetlerim benim her şeyim. Etrafımdaki insanlar tarafından da çok temiz ve bakımlı bulunurum. Yaklaşık 25 yıldır bu renkli yaşamıma sazımla ve şarkılarımla devam ediyorum. Ömrümün sonuna kadar bu şekilde devam edeceğim. Barış, mutluluk, aşk ve huzur için çalıp söyleyeceğim. Benim bu tarzım kişiliğim ve karakterim oldu. Bütün insanlar tarafından çok seviliyor ve örnek gösteriliyor. İnsan, olduğu değil hissettiği yaştadır. Herkes, başkasına zarar vermeden istediği gibi yaşayabilmeli.” diyerek kişiliğini gözler önüne seriyor. Sokaklarda saz çalıp şarkı söyleyerek geçimini sağlayan, bu özelliği ve renkli kişiliği ile insanlar tarafından tanınan Veysel Özenç, “Ben bir sanat icra ediyorum. Sokaklarda şarkı söylemek, saz çalmak kolay bir şey değil. Halk beni ne kadar başarılı buluyorsa o kadar başarılıyımdır. Bu konu insanların takdirine kalmış bir detay.” diyerek mütevazı kişiliğini gösteriyor.

 

“Say bakalım kızım”

 

Sazını çalıp şarkılarını söyleyen Özenç, insanların ona verdiği naçizane paralarla geçimine katkı sağlıyor. Dikkat çeken ayrıntılardan biri de bu olur. Daha dikkat çekici olan ise, Özenç'in bu paralarla yaptıklarıdır. Aldığı paralarla karnını zar zor doyurup kıyafet alan Niğde'nin renkli amcası Veysel Özenç, geri kalan parasıyla da insanlığa ders verir nitelikte bir şeyler yaparak büyük bir erdemliliğe imza atar. Özenç, yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor, "Sabahları Niğde'deki iş yerlerine uğruyorum. Saz çalıp şarkı söylüyorum. Elde ettiğim parayla kıyafet ve yiyecek masraflarımı karşılamaya çalışıyorum. Bu tarz şeylerin söylenmemesi gerekir ama başka insanlara örnek olması açısından bahsetmekte fayda var. Elimde kalan bozuk paralarla giyim mağazasına gidiyorum ve paraları mağaza sahibinin eline bırakıyorum. 'Say bakalım kızım' diyorum sonra. Ardından paranın tutarı kadar tişört, pantolon, diğer giyim ürünlerinden alıyorum. Aldığım bu kıyafetleri ihtiyacı olan, dar gelirli ve kimsesiz insanlara dağıtıyorum. Ne verirsen elinle, o gelir seninle demişler. Şu yalan dünyada başka insanlara yardımda bulunmak, onlara destek olmak lazım. Gün gelir biz de o duruma düşebiliriz." Özenç, yaptığı bu örnek davranışla gönüllerde taht kurar. Neden bu kadar fazla seveni olduğunu bir kez daha gösterir. Özenç’in bu farklılığı onun yaşadığı şehir Niğde'de sevilen bir şarkıcı olan “Depresif Emre” adında bir gencin klibinde oynamasına vesile olur. Klipte rap ile Niğde’yi tanıtmak amaçlanır. Özenç, Depresif Emre’nin hemen hemen her klibinde bulunur. Eğlenceli sahnelere sahip olan klipler, oldukça beğeni toplar. Depresif Emre adındaki gencin rap söylediği klipte dikkat çeken Özenç, şarkıyla bütünleşir. Sanatın, insanın olduğu değil hissettiği yaşta olduğunun, zor durumda olan insanlara yardım etmenin önemli olduğunu vurgulayan Veysel Özenç, Niğde'nin önemli bir simgesi olur.

 

 

 

Bu haber 106 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.