GÜNCEL » 213 tür kelebek 1 Vehbi
29 Nisan 2019 Pazartesi 

Kelebek fotoğrafçılığı son zamanlarda yaygınlaşan, doğa fotoğrafçılığı ile el ele yürümesine rağmen kendi alanını oluşturan yeni bir fotoğrafçılık dalı. Dünyada yaklaşık 150 bin türü olan kelebeklerin 380'i Türkiye'de yaşıyor. Bu kelebeklerin 213 türü ise Gümüşhane'de bulunuyor. Gümüşhane, kelebek çeşitliliği bakımından Türkiye'nin en zengin ili. Öyle ki, tek başına sahip olduğu türleriyle, on dört Avrupa ülkesini bile geçmiş. Böyle olunca, Gümüşhane kelebek fotoğrafçılığı yapmak için önemli bir alan haline gelmiş. Sınıf öğretmeni olmasına rağmen, fotoğrafçılığa gönülden bağlanan Vehbi Yalçın, bu çeşitliliği değerlendirdi ve birkaç yıldan beri kelebek fotoğrafçılığı yapıyor. Bir kelebek türünü çekmek adına dağlar, ovalar gezen, şehirler değiştiren Yalçın, biyolojik kaçakçılığa da dikkat çekiyor.

 

Haber: Cansu Demir

 

Kelebekler, doğanın en sevilen ve en güzel bulunan canlılarından sadece biri. Doğada yaklaşık 150 bin türü olan kelebeklerin 380 türü ise Türkiye'de bulunuyor. Bir gün ile bir yıl arasında yaşayabilen, renkleri, dokuları ve boyutlarına göre çeşitlilik gösteren kelebekler, yeni bir fotoğrafçılık alanını ortaya çıkardı. Son zamanlarda sıkça tercih edilen kelebek fotoğrafçılığı, doğa fotoğrafçılığı içerisinde yer alıyor. Kimi insanlar için hobi ve bir sanat olan kelebek fotoğrafçılığı kimi insanlar için bilimsel bir gözlem olma niteliği taşıyor. Gümüşhane'de ise bu işe gönül vermiş, kendini kelebeklere ve kelebek fotoğrafçılığına adamış birisi var. Sınıf öğretmeni olmasına rağmen fotoğrafçılıkla ilgilenen Vehbi Yalçın, 213 türe ev sahipliği yapan ve bu anlamda Türkiye'nin, hatta bazı Avrupa ülkelerinin en zengini olan Gümüşhane'de kelebek fotoğrafçılığı yapıyor. Aynı zamanda biyolojik kaçakçılığa da savaş açan Yalçın, kelebek ve böcek türlerinin soylarının tükenmemesi için çaba sarf ediyor.

 

Lise yıllarına dayanan fotoğraf merakı

 

Aslen Gümüşhaneli olan Vehbi Yalçın, ilkokul öğretmenli yapıyor. 15 yıl Gümüşhane’de 5 yıl Hakkari’de görev yaptıktan sonra Trabzon'da göreve başlayan Yalçın, fotoğrafçılık hikayesini şöyle anlatıyor, "Pek çok hobim var. Bunlar arasında fotoğrafçılık, dağcılık ve kayak yer alıyor. En çok fotoğrafçılıkta aktifim. Gümüşhane, kelebek çeşitliliği bakımından en zengin il. Bu yüzden kelebek fotoğrafları çekiyorum. Fotoğrafa lise yıllarında merak sardım ve uzun bir zamanı işin teorisi kısmını öğrenmekle geçirdim. Fotoğraf çekmeye başlamamın 9-10 yıllık bir geçmişi var. Fotoğraf çekmeye 2007 yılında başlamıştım." Fotoğrafa dair gerekli bilgileri kendi çabasıyla öğrenir Yalçın. Bu yöndeki çalışmalarını, "Son 2 yılda işin akademik boyutunu öğrenmeye geçtim. Uzun süre fotoğraf çekmedim, sadece seyrettim. Lisenin son yıllarında özellikle çok fotoğraf seyrettim, o dönemlerde internet yoktu bende sürekli kartpostallardan fotoğraf izliyordum. Hangi açıdan çekmiş, nasıl çekilmiş, hangi yönüne dikkat etmiş? Bunu güzel kılan şey nedir? Hep bunlara bakıyordum. Daha sonraları internet yaygınlaşınca fotoğraf sitelerinden de fotoğrafları izledim. Fotoğraf anlamında gözünüzü terbiye etmek çok önemli. Bu da fotoğraf seyretmeyle, görmeyle olur." diyerek anlatıyor.  

 

Bir kelebek türü için Trabzon'dan Erzincan'a

 

İlgi alanını belirleme yönünde harekete geçen Vehbi Yalçın, makro fotoğrafta yoğunlaşır. Bundan sonra fotoğrafla ilgili temel bilgilerin eğitimini alır. Kompozisyon, pozlama, fotoğrafı işleme gibi pek çok temel konuyu öğrenir. Bununla da kalmaz, fotoğrafçılık eğitimine derinlemesine devam eder. Açıköğretim Fakültesi'nde Fotoğrafçılık bölümünü bitirir. Kelebek fotoğrafçılığına başlamasını ise, Gümüşhane'deki kelebek çeşitliliği etkiler. 213 tür kelebeğin olduğu Gümüşhane, Vehbi Yalçın için önemli bir kaynaktır. Yalçın, "Gümüşhane, Türkiye’nin kelebekler konusunda en zengin ili. En son 213 tür tespit edildi. Ben de bir müddet sonra güzellik kaygısını bir kenara bıraktım. Geziyoruz, dolaşıyoruz ama bunun bir yönünün olmasını istedim. Gümüşhane’deki kelebeklerin fotoğraflarını çekerek onları belgeleme yoluna girdim. Sonrası ise bundan sonra gelişti. Bunun için kelebekleri tanımanız gerekiyor. Kelebeklerin yaşam alanlarını neresidir? Hangi rakımda yaşarlar? Hangi mevsimde uçarlar? Erkekleri ve dişileri, kanat üstleri ve kanat altları nasıldır? Tüm bunları bilmek gerekiyor. Mesela, kelebeklerin yüzleri, onların kanat altları ve kanat üstleridir. Kelebeklerin erkek ya da dişi olduğunu renklerinden tespit edebiliriz." diyor ve kelebek fotoğrafçılığı hakkında bilgi veriyor. Vehbi Yalçın kelebek fotoğrafçılığı ile ilgili bir anısını ise şu şekilde anlatıyor, "Gümüşhane'de fotoğraflayamadığım Polyommatus Torulensis, yani Çokgözlü Torul Mavisi türü vardı. 200 kilometre yol gittik eşimle beraber. Bir gün uğraştık fotoğrafını çekmek için. En son Erzincan sınırına yakın bir yerde fotoğrafladım kelebeği. Bu artık iyileşmeyen bir hastalık gibi oluyor. Mesleğimiz güzel ama yorucu. Dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsunuz. Dinlenme noktasında burada hobileriniz devreye geliyor."

 

Kelebek çeşitliliği Avrupa'dan bile fazla

 

Kelebekler, Gümüşhane için Mart ayının ortasından itibaren uçmaya başlıyor. Yaklaşık 4 ay uçuyorlar. Bu süreçte Vehbi Yalçın, en yakın arkadaşı olan fotoğraf makinesini alıyor ve yaylaları gezmeye başlıyor. Kelebeklerin en yakın dostu Yalçın, "Kelebekler yaklaşık 4 ay uçuyorlar. Yani Mart ayından Temmuz'a kadar. Bazen Ekim ayında gördüğümüz de oluyor. En yoğun oldukları dönem ise Haziran ve Temmuz ayları. Gümüşhane'de Temmuz döneminde yaklaşık 60-70 tür uçuyor. Kasım'a yaklaştığımız zaman üç ya da dört tür kalıyor. Fotoğraflayamadığımız kelebekleri çeşitliliğin en çok olduğu Temmuz ayında fotoğraflama imkanı bulabiliyoruz." diyor.

 

Avrupa'da bu denli kelebek çeşitliliği yok. Bu konuyla ilgili gerekli bilgileri Yalçın veriyor. Yalçın, "İngiltere çok büyük bir ülkedir. İngiltere’nin yüz ölçümü Gümüşhane’ye göre fazla olmasına rağmen yaklaşık 23-24 tür kelebeği var. Fransa’da kelebek türü 80 veya 90 civarında değişiyor. Gümüşhane’ye tür olarak yetişemiyorlar. Gümüşhane'de 213 tür bulunuyor. Gümüşhane 14 ülkeden daha fazla türe sahip." Gümüşhane'nin bu kadar şanslı olmasının sebebini ise şöyle anlatıyor, "Coğrafya ya da ekoloji bölümü okuyanlar bilirler. Bita coğrafik bölgeler vardır. Bunlar bitki bölgeleridir. Dünya üzerinde yaklaşık 20-25 bölge var. Bunlardan ülkemizde üç tanesi bulunuyor. İran-Turan bita coğrafik, Avrupa-Sibirya bita coğrafik bölgesi ve son olarak Akdeniz bita coğrafik bölgesi. İki tanesinin Gümüşhane’ye sınırı var. Kelebekler bitki özleriyle beslendikleri için sayı çok fazla. Bunun yanı sıra Gümüşhane yüzde 60’ı dağlık olan bir şehir. Bu sebeple kod farkı çok. Kod farkı ne kadar fazla olursa, yaşayan canlı sayısı da o kadar fazla olur. Anadolu diyagonali diye biyoloji de bir olgu bulunmaktadır. Gümüşhane Bayburt’tan başlayıp çapraz bir dağ çizgisi Mersin'e kadar devam eden bu çizginin sağı ve solu hayvan çeşitliliği açısından çok zengin bir bölüm. Gümüşhane tam Anadolu diyagonalinin başında yer alarak hem hayvan hem de bitki çeşitliliğinin sahibi."

 

"Bizim değerlerimizi bize satıyorlar"

 

Çektiği fotoğraflarla Gümüşhane'de 3 karma sergiye katılır Vehbi Yalçın. Bu konu hakkında sunumlar yapar. Sunumları daha çok Gümüşhane Üniversitesi, Gümüşhane Ticaret Odası, Gümüşhane'deki okullar ve derneklerde yapar. Aynı zamanda Trabzon'da gerçekleştirir. Kelebek fotoğrafçılığı ile ilgili toplam 20 sunum gerçekleştirir. Kelebek fotoğrafçılığının yanı sıra doğa fotoğrafçılığı ile ilgilenen Yalçın, "Ağırlıklı olarak kelebek fotoğrafçılığı yapıyorum. Ancak kelebek fotoğrafçılığı da doğa fotoğrafçılığının bir parçası. Makro çekimler için fotoğrafta ilgi alanım doğa diyebilirim. Fakat doğa fotoğrafçılığında ilgi alanım kelebeklerdir. Fotoğraf çekmeye çıktığınız zaman zaten doğaya çıkmış oluyorsunuz. Kelebek fotoğrafçılığı diyorum ama kompozisyon oluşturabileceğimiz zaman doğa fotoğrafı da çekerim."

 

Kelebeklerle yakından ilgilenen, onları adeta arkadaş bilen Vehbi Yalçın bu konu hakkında pek çok hassasiyete sahip. Bunlardan belki de en önemlisi biyolojik kaçakçılık. Kelebek fotoğrafçısı Yalçın, "Kelebek fotoğrafı sanatsal anlamda türleri belgelememeye yardımcı oluyor. Çünkü böyle bir gayem vardı. Buradaki biyolojik çeşitlilik bizim şansımızı arttırıyor. Bizim dışımızda o kadar çok canlı yaşıyor ki. Doğaya çıktığımız zaman ciddi anlamda faydası olan canlılar görüyoruz. Mesela kelebekler tozlaşmayı sağlıyorlar. Kelebek neslinin devamını sağlayarak biyolojik çeşitliliğin korunması, en iyi şekilde devam ettirilmesi, diğer türlerin yok olmadan yaşaması çok önemli. Biyolojik kaçakçılık yapanların temel gayeleri yeni antibiyotikler geliştirmek. Doğadaki tüm böcek ve kelebek çeşitlerinden yararlanarak yeni antibiyotikler geliştiriyorlar. İnsanların bağışıklık kazanmadığı yeni ilaçlar hazırlamak için doğadan topladıkları bu böceklerle ilaç yapmak istiyorlar. Bunu da yüzde doksan oranla doğadan kaçak bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Genellikle de bizim ülkemize geliyorlar." diyor. Konu hakkındaki hassasiyetini, "Buraya gelen insanlar, kendileri arayarak veya çobana sorarak kelebekleri topluyorlar ve ülkelerine gidiyorlar. Laboratuarlarda yeni nesil antibiyotikler geliştiriyorlar. Sizin değerinizi alıyorlar, götürüyorlar kaçak yollarla. Daha sonra da size satıyorlar. Halkımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Kelebek fotoğrafı çektiğim zamanlarda çıkan haberlerle köylüler bilinçlendi. Yabancı biri geldiği zaman köye yılan, bitki veya kelebek topluyorlar diyerek milli parkları ve jandarmayı arıyorlar. Ben kendi adıma o noktada misyonumu tamamladım diye düşünüyorum. Öğretmen olduğum için öğrencilerime anlatıyorum, Gümüşhane’deki insanlara anlatıyorum." diyerek anlatıyor. Doğa ve özellikle kelebek fotoğrafçılığına kendini adayan Vehbi Yalçın, en yakın arkadaşlarından vazgeçmeyeceğe benziyor.

 

 

 

 

 

 

Bu haber 54 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.