ÜNİVERSİTEDEN » İlahiyat Fakültesinde “Kuran’ın Anlaşılması ve Sünnetin Önemi” konuşuldu
8 Aralık 2018 Cumartesi 

Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde “Kuran’ın Anlaşılması ve Sünnetin Önemi” isimli bir konferans gerçekleştirildi. Öğrencilerin yüksek katılım gösterdiği konferansta Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Orhan Çeker konuşmacı olarak yer aldı.

 

Haber: Ömer Yıldızcı- İsa Turgut- Furkan Bayram-Seda Fırın

 

Programın açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Kuzudişli, aynı zamanda bir dönem kendisinde öğretmeni olan Prof. Dr Çeker‘i öğrencilere tanıttı. Programın devamında mikrofonu devralan ve konuşması süresince Peygamber efendimizin sünnetleri ve sünnetlerin dışlanması olarak adlandırılan tahrif kavramı ve türlerinden bahseden Çeker, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hak dinin peygamber tarafından tebliğ edilmesinden sonra çığırından çıkarılması, bozulması olayına tahrif dinin bozulması diyoruz.”

 

“Sünnet devre dışı kaldığında İslam bozulur”

 

Konuşmasında Peygamberimizin sünnetlerine yönelik olarak öğrencilerden gelen soruları da cevaplayan Çeker sünnetlerin İslam’daki yeri ve önemine değindi. Sünnetlerin İslam dini açısından oldukça önemli olduğunu sık sık tekrar eden Çeker, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Peygamber efendimizin sünnetini dışlamak İslam’ı tahrif etmek demektir.  Bu gelen kitabın lafzını değiştirerek yapıldıysa lafzi tahrif, lafzı aynen duruyor da ona yüklenen mana değiştirildiyse ona da manevi tahrif diyoruz. Dolaysıyla her kim peygamberimizin sünnetini dışlıyorsa bu kişi İslam’ı tahrif etmek için çalışıyordur. Sünnet devre dışı kaldığında ise İslam bozulur.”

 

“İslam’ın tahrifi için projeler yapılıyor”

 

İslam dünyasında sünnetlerin ve İslam’ın tahrifi için projeler yürütüldüğünden bahseden ve konu hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çeker, sözlerine şu şekilde devam etti: ”Kuran’ın dolayısıyla İslam’ın tahrifi için hem insan şeytanların hem de cin şeytanların yaptıkları projelerde bulunmakta. Bu projeler çoğunlukla üç aşamadan meydana gelir. Birinci aşama Peygamberimize Kuran gelmeden önce tahrif. İkinci aşama peygamberimiz hayattayken tahrif çalışmaları. Üçüncü peygamberimiz vefat ettikten sonraki tahrif çalışmaları. Burada dikkat çekilmesi gereken konulardan birisi son safha olan peygamberimiz vefat ettikten sonraki tahrif çalışmalarıdır. Bu safhada cin şeytanlar ve insan şeytanları birlikte çalıştılar. Fakat sonrasında kuran lafzını tahrif edeceklerinden ümitlerini kestiler.”

 

“Milli eğitim ezberden uzak durmalı”

 

İslam’ı tahrif etmek üzere yürütülen projelerin kültürümüzde yer alan ezber ve muhakeme kavramlarına takıldığın bahseden Orhan Çeker,  eğitim sisteminde yar alan ezberci sistemle ilgili olarak, “Kuran’ın sözlerini biz değiştiremeyiz. Bu net olarak kendileri tarafından kabul edilmiştir. Çünkü yazılı olanı tahrif etmeye kalksalar sayısızca hafız var ezberde olduğu içinde tahrif edilemiyor. Bununla ilgili olarak şunu da söylemeyim ki İslami kültür hem ezber hem de muhakeme ile yaşamıştır. Ezberle nakledilmiş muhakeme ile yaşatılmıştır. Dolayısıyla eğitimimizde ezberciliğe kaçış bize uymayan bir tavsiyedir. Milli eğitimimizin bir an önce bu durumdan uzak durması gerekmektedir. Ezbercilik ile birlikte gençlerin kafasında bir hadis göremiyoruz” sözleriyle sitemde bulundu.

 

Yapılan konferansın ardından Prof. Dr. Orhan Çeker’e İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Kuzudişli tarafından pestil-köme hediye edildi. Konferans çıkışında Prof. Dr. Orhan Çeker, kendisinin yazmış olduğu ve günlük hayatta karşılaştığımız 724 sorunu cevabının yer aldığı “Fetvalarım” isimli kitabını imzalayıp öğrencilere verdi.

Bu haber 235 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.