GÜNCEL » Fabrikalar süt makinesini unutturdu
14 Kasım 2017 Salı 

Karadeniz’de geçimini hayvancılıkla sağlayan köy kadınlarının kurtarıcısı olan süt makinesi fabrikalaşma ile birlikte değerini kaybediyor.

 

Haber&Fotoğraf: Büşra Bal

 

40 yıla yakın geçmişi olan süt makinesi, 10-15 litre süt alma kapasitesi ile önce parçaları birleştirilip kuruluyor. Kurulurken ilk olarak küçük tasların içine dizilip kitlenerek oluşturulan top, çalışma sistemi için makinenin en altına yerleştiriliyor. Daha sonra birinden kaymak birinden süt akan iki boru yerleştiriliyor. Son olarak süt büyük kazandan akarken hızını dengeleyen küçük top, küçük tasın içine yerleştirilip boruların üstüne yerleştiriliyor. Sütten kaymağın ayrılabilmesi için süt ılık olabilecek kadar ısıtılarak büyük kazana dökülüyor. Makinanın kolu birkaç dakika çevrildikten sonra büyük kazanın musluğu açılıyor ve süt makineye akmaya başlıyor. Süt bitene kadar kol çevrilmeye devam ediyor. Bu sayede kol, makinenin içindeki topu döndürerek sütü ayrıştırıp borularla dışarı veriyor. Makine her kullanımdan sonra tek tek parçalara ayrılıp temizleniyor. Kaymağından arınan süt mayalanarak peynir haline gelirken, kaymak ise yayıkta çalkalanarak tereyağı haline geliyor. Ancak günümüzde kentleşmenin artmasıyla beraber azalan hayvancılık faaliyetlerinin yanı sıra köylere kurulan fabrikalar, köylüden sütü toplayıp işleyerek köylünün makineyi kullanmasına gerekçe bırakmıyor.

 

"Geçimimizi ona borçluyduk"

 

Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Yazılıtaş Köyü'nde yaşayan Emine SELVİ, süt makinesinin ilk kullanılmaya başlandığı zamanların çok kıymetliydi olduğunu belirterek “Makine sayesinde elde ettikleri tereyağı ve peyniri satarak geçimimizi makineye borçluyduk.” dedi. Selvi, günümüzde hayvancılığın azaldığının altını çizerek, “Hayvancılık yapanlarda süt makinasını kullanmayıp sütü fabrikaya satıyorlar. Eskiden buzdolabı yoktu, süt bozulmasın diye her gün makineyi kullanıyorduk. Sabah namazından sonra ahıra gider inekleri sağar sütü makineye vururdum. Peynir, tereyağı yapar satardım. Artık yaşlandım gücüm hiç birini yapmaya yetmiyor.  Gelinim makineyi kullanmaya devam ediyor ama makinenin kullanılması benim neslimden sonra epeyce azaldı. Köye kurulan fabrika her gün araçlarını gönderip köyü mahalle mahalle gezerek sütü köylüden topluyor. Köylü için kolaylık oldu ama evde yaptığımız tereyağı, peyniri artık dışardan alıyorlar. Fabrika ne kadar doğal ve temiz yapıyor bundan da şüpheliyim.” açıklamasını yaptı. 

Bu haber 189 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.