ÜNİVERSİTEDEN » Gümüşhane Üniversitesi’nde "Üstadı Anma ve Anlama" konulu program düzenlendi
17 Mayıs 2017 Çarşamba 

Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Çok Amaçlı Salonu'nda Bir Lisan Bir İnsan Kulübü tarafından “Üstadı Anma ve Anlama” programı düzenlendi. Necip Fazıl Kısakürek'in anıldığı programa konuşmacı olarak Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selahattin Fettahoğlu katıldı.

 

Haber&Fotoğraf: Hilmiye Oktay

 

Bir Lisan Bir İnsan Kulübü tarafından Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Çok Amaçlı Salon'da “Üstadı Anma ve Anlama” programı düzenlendi. Programı kapsamında Kuran-ı Kerim Kitabeti okunduktan sonra, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden Ali Karagöz, Necip Fazıl Kısakürek’in Zindandan Mehmed’e şiirini okudu. Daha sonra konuşmasını yapmaya başlayan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selahattin Fettahoğlu “Bugün Necip Fazıl Kısakürek’in sadece bir tanıtımını yapmak için burada toplanmış bulunuyoruz. Zira Necip Fazıl Kısakürek’in böyle bir programda anlatabilmek zor. Çünkü buradaki zaman buna yeterli değil. Aslında üstad sayesinde çoğu insan onun şiirleriyle doğruldu. Sizler onu hatalarıyla veya birtakım görüşleriyle tanıdınız. Öncelikle Necip Fazıl, kendi ifadesiyle 25 Mayıs 1905 yılında İstanbul’da Cemberlitaş’ta dedesi Ahmet Necip efendiye ait bir konutta dünyaya gelmiştir. Üstadın asıl ismi Ahmet Necip’tir. Bu ismi dedesinden almaktadır. Dedesinin soyu Maraş’ın Kısakürekzadelere dayandığından Dulkadiroğulları'na bağlıdırlar. Babası hukuk bölümü mezunu olan Abdülkadir Fazıl Bey ve annesi de Mediha hanım da Maraşlıdır.” dedi.

 

Yrd. Doç. Dr. Fettahoğlu, “Necip Fazıl, dört beş yaşlarında ailesinin yardımlarıyla okuma yazmaya başlar ve bazı terimleri anlayabilecek düzeye gelir. İlk eğitimine sekiz yaşında bir Fransız mektebinde başlamış düzensiz ve kesintili bir öğrencilik hayatı geçirerek birçok okul değiştirmiştir. Sonunda Heybeliada Numune Mektebi'nden mezun oldu ve daha sonra 1921 yılında İstanbul Darülfünun Mektebinden Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Buradan diploma almadan temel bilgileriyle Fransa’ya tahsilini tamamlamaya gitmiş, maalesef düzenli bir hayatı orada da devam ettiğinden dolayı kendini gece ve boyem hayatına vermiştir. Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli devlet kademelerinde görev yapmış. 1942 yılından itibaren de tamamen kendini yazarlığa vermiştir.” ifadelerini kullandı.

 

"Necip Fazıl’ın bütün eserleri bir tarafa Çile eseri bir tarafa"

 

"Necip Fazıl’ın bütün eserleri bir tarafa Çile eseri bir tarafa. Çünkü bütün eserlerinin konusu Çile eserinin içinde yer alıyor. Bu eser bu yüzden önemli." diyen Yrd. Doç. Dr. Fettahoğlu sözlerine şu şekilde devam etti, “Üstadın 60'a yakın irili ufaklı eseri vardır. Bu eserlerinden biri, Bir Adam Yaratmak. Büyük sahne destanı olan bu oyun 1937 yılında yazılmış. Üç perdelik bir oyun ve bu eser bir tiyatro yazarının geçirdiği olaylara değinir. Eser 1939-1938 yıllarında Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenir ve daha sonra da 1977 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Şairin ilk şiir denemesi ise Milli Mücadele yıllarında ele aldığı Örümcek Ağı adlı eseridir. Bu eser 1 Temmuz 1923 yılında Yeni Mecmua’da yayınlanır. Bu arada Kaldırımlar şiirini de yazmaya başlar. Bu şiiri yazdıktan sonra Kaldırımlar Şairi unvanını alır.” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’de Nazım Hikmet'le birlikte en büyük şairin Necip Fazıl Kısakürek olduğunu ve aynı zamanda teşhirci olarak da iyiler arasında yer aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Selahattin Fettahoğlu, son alarak Necip Fazıl Kısakürek’in Gençlere Hitabesini okuyarak konuşmasını bitirdi. Daha sonra İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden Ferhat Öz, Necip Fazıl’ın Sakarya Şiirini okudu. Program, etkinliğe katılan öğrencilere kitap çekilişi yapılmasının ardından sona erdi. 

Bu haber 245 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.