Öğrenci Köşesi/Fevzi Koç
9 Ocak 2020 Perşembe
gif.habermerkezi@gmail.com

Başkalarının düşüncesinin esiriyiz

Düşünen bir varlık olarak çok değerliyiz. Düşüncelerimiz varlığımızı, karakterimizi, geçmişimizi ve geleceğimizi oluşturmakta. Her zaman düşünmekle meşgul olmadığımızı sansak bile insan her an için düşünerek hareket eder. Düşüncelerimiz yaşadığımız şeylerin bir eseridir. Her tecrübe bize düşünce olarak gelir ve gördüğümüz, hissettiğimiz her şey zihnimizde yer edinerek ileride düşünceye dönüşür. Bizim ve bizle birlikte var olan düşünceyi nasıl değerlendirmeliyiz? Düşünmek sadece yarın ne yapacağımıza karar vermek ya da bir iki gün sonrasını değerlendirmek midir? Asıl düşünce varlığımızın soyut gerçekliği haline gelebilen düşüncedir dememiz doğru bir yaklaşım olarak görülebilir, belki de değil. Önemli olan farklı noktalardan düşünceye ulaşabilmektir.

 

İnsan düşünmeyi isteksiz gerçekleştirdiği zamanlarda gününü nasıl geçireceği veya yarın ne yapacağı gibi konuları düşünür. Düşünceye anlam katmayı başarmış insanlar ise yeni bir şeyi yaratmanın hevesini yaşarlar. Düşünceye anlam katmak kendini keşfetmekle başlar ve tecrübelerle birlikte renklenir. İnsan kendisini anladıktan sonra düşündüğü şeyleri kavraması, renklendirmesi ve yeni bir yorum katması daha kolay olur. Kitap okumak iki tarz düşünmeye de örnek olabilir. İstemsizce düşünen kişiler kitabı sadece okur, bitirir ve en sade haliyle ‘çok güzeldi, sürükleyici bir kitap’ şeklinde yorumlar yapar. Fakat düşünmeyi anlamlandıran insanlar kitapta yer alan sembolik anlamlardan satır aralarındaki sözlerin anlamlarına kadar her detayı düşünür. Bu şekilde okumak çok daha faydalıdır çünkü her zaman roman okumuyoruz. Bir mitoloji kitabını okuduğumuzu varsayalım. İstemsiz düşünen kişi orada yazan her şeyi direkt doğru kabul edecektir ve o kitabın düşüncesinin bağımlısı haline gelecektir. Bu durum anlam katılan düşüncede çok daha farklıdır. Bu şekilde düşünen insanlar her detayı düşündüğü gibi farklı kaynakları da düşünmeyi severler. Onlar için düşünce tek bir kaynak ile sınırlı değildir, çünkü düşünce elindeki materyallerden geçtikten sonra kendisinde oluşur; kaynak bireydir. Bu tarz düşüncelere ulaşmak için önce sorgulamamız gerekmektedir. Her bilgiyi, her soruyu, her öğretileni ve her cevabı sorgulamalıyız. Farklı düşünmek ya da düşünceyi anlamlandırarak kendimize ait hale getirmek sorgulamak ile başlar fakat bunun ilerisi daha önemlidir.

 

İnsan fikir üreten bir varlıktır; günümüz şartlarında bu özelliğimizi ne kadar görmek ya da bilmek istemesek bile fikir üretmek bizi biz yapan bir özelliktir. Bunun en güzel örneği Yunanlarda gelişen felsefe olarak görmemiz mümkündür. Günümüzde felsefe eskide üretilen fikirlerin takibi olarak devam ediyor ama yeni bir fikir üretme konusunda yeterli gelmiyor. Artık insanlar düşünceleri üretmek yerine takip etmenin daha kolay olduğunun hissiyatı içerisinde. Bizler bu çağda düşünceyi yenileştirmek yerine taklit ederek aynı tip düşüncelere saplantılı kalıyoruz. Bunun önemli sebeplerinden birisi de toplumu kontrolü altına alan sosyal medya demek mümkündür. Kendimiz bağlı hissettiğimiz platformlar ve profillerimiz bizim düşünmemize gerek bırakmadan kimliğimizi oluşturuyor. Bu kimliği aynı zamanda topluma kabul ettiriyor bu sayede düşünmemize gerek kalmıyor kendimizi tanımamız gerekliliğini yitiriyor. Anlamını bilmeğimiz bir düşünce bu şekilde oluşuyor ve bu düşünce bizi var olan toplumsal gerekliliklere bağlı hale getiriyor. Yeni bir düşünceye gerek olmayan toplumsak gerekliliklerde kendimiz suskunluk sarmalının içinde kaybolurken bulduğumuz zaman artık çok geç olabiliyor. Düşünceyi değerli kılmak için anlamını incelememiz gerekmektedir bu yüzden sürekli olarak sorgulamalı ve anlamları kendimiz yorumlamalıyız.

 

Bu kadar karmaşık gibi duran düşüncenin insana küçük sürprizleri vardır. Bunlardan en önemlisi insana sürekli kendisinin düşüncesinin doğru olduğunun kanıtlanması gerektiğini lanse etmesidir. İnsan her zaman kendisini doğrulamaya meyillidir. Gerçek sadece düşündüğümüz şeydir çünkü istemsiz düşünmenin getirisi budur. Ne zaman ki anlam katarak kendimiz üretip yeni bir fikir ortaya koyarsak o zaman bu küçük sürprizlerden kurtuluruz. İnsan düşündükçe aydınlanır eğer ışığınızın başkasına ait olmasını istemiyorsanız kendinize ait fikirleriniz olmalı. Bir şeyi körü körüne desteklemek yerine onu inceleyip, anlamlandırıp ve sorgulayıp düşünce haline getirdiğiniz zaman sizi yansıtan bir söyleme sahip olabilirsiniz. Bu kadar önemli bir konu olan düşünmeyi acaba ne kadar doğru bir şekilde gerçekleştiriyoruz? Bilemeyiz ironik bir şekilde bakarsak bu konu üzerine de düşünmemiz gerekli.