TÜRKİYE » Gümüşhane’deki madenler ne kadar güvenli?
16 Temmuz 2014 Çarşamba 

 Türkiye’de yaşanan maden facialarının nedenleri ve Gümüşhane’deki maden ocaklarının güvenliği hakkında Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Çavuşoğlu önemli açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, Gümüşhane’deki madenlerin güvenliği olduğunu söyledi.

Haber: Niyazi Poyraz-Ferdi Şahin

Maden ocaklarında meydana gelen kazalarla ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. İbrahim Çavuşoğlu; “Maden ocaklarında iki türlü kaza çeşidi meydana gelmektedir. Birisi üretimden kaynaklanan kazalar, bir diğeri ve en yaygın olanı ise insan hatasından kaynaklanan kazalar. Bunların sayısı oldukça fazladır. Şirketlerin emniyet kurallarına öncelik vermesi gerekiyor. Nedir bu emniyet kuralları? Mesela kömürde özellikle gaz ölçümlerinin çok sık aralıklarla yapılması gerekiyor. Çünkü kömürde kendiliğinden yanma durumu söz konusu. Bunlar mutlaka izlenmesi gerekiyor.  Bir kontrol merkezi kurularak buradan yeraltında oluşabilecek en ufak gaz oluşumlarının ölçümleri takip edilmesi gerekiyor. Bunların belirli zaman periyotlarında takip edilmesi gerekir” dedi. Emniyet mühendislerinin bu oluşumları mutlaka yerine izlemesi gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Tabi bu tür çalışmaların kömür madenciliğinde yapılması gereklidir. Bir de metal madenciliğinde var. Yine bu tür önlemler özellikle büyük kazalarda olabilecek kayıpların en aza indirilmesi ya da hiç kayıp yaşanılmaması için yaşam odalarının yani yaşam ünitelerinin yeraltında sağlanması lazım. Aynı zamanda emniyet tedbirlerinde işçilerin ve mühendislerin mutlaka iş güvenliği eğitiminden geçirilmeleri gerekiyor. Bunu Türkiye’de yapan birçok firma var. Ülkemizde bulunan maden şirketlerinin bunu yapıp yapmadığını da devletin kontrol mekanizmalarının kontrol etmesi gereklidir” şeklinde konuştu.

“GÜMÜŞHANE’DEKİ MADENLER GÜVENLİ”

Gümüşhane’deki madencilik faaliyetleri hakkında da bilgi veren Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim bildiğimiz kadarıyla Gümüşhane’de üç tane büyük madencilik firması var. Bunlardan birinde, genellikle kurşun ve çinko üzerine aynı zamanda bakır madeni de üretmeye başladı. İkinci maden şirketi, kurşun çinko üzerine yoğunlaşmıştı, ama sonrasında altın madenciliği üzerine üretim yapmaya başladılar. Bulunduğu yerdeki cevherden muhtemelen altın rezervi tespit ettiler ve altın madenciliğine dönmüş oldu. Son olarak üçüncü maden şirketi, orada da başta altın olmak üzere birçok maden çıkartılıyor. Bunların dışında Gümüşhane’de irili ufaklı otuza yakın madencilik firması da var. Madenciliğin olduğu her yerde risk vardır. Ama Gümüşhane’de patlamadan kaynaklı risk çok düşük seviyede. Çünkü metal madenciliği olduğu için ve kömür gibi kendiliğinden yanan ve gaz salımı veren bir maden işlemesi olmadığı için bu tür olayların rastlanma riski de düşük oluyor. Patlamadan ziyade birtakım atık malzemelerin depolanma riski oluyor. Bu atık maddelerin doğayla çok fazla irtibatının olmaması gerekli iyi saklanması gerekiyor. Bunların çevreye zarar vermemesi için birtakım atık barajlarının yapılması gerekiyor. Bu anlamda sıkıntılar yaşanabilir. Şuana kadar bu alanda herhangi bir sıkıntı olmadığı için Gümüşhane’deki madenlerin güvenli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi.

“İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI SERTİFİKASI HERKESE VERİLMEMELİ”

Son olarak ülkemizdeki madencilik faaliyetlerinde en çok kaza yaşanan ve risk olasılığı en yüksek olan madencilik türünün kömür madenciliği olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bunun yanında taş ocakçılığının da önemli risklerinin olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle Karadeniz Bölgesinde taş ocakçılığı konusunda geçmişte birtakım sıkıntılar yaşanmıştır. Özellikle kömür madenciliğinde devletin yapmış olduğu rödavans sistemi yani madenlerin kiraya verilmesi sisteminin değiştirilmesi gerekiyor. Bunların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. En son Soma’da yaşanan faciada rödavansta yapılan üretimin 1 buçuk milyon ton olması gerekirken üretici firmanın 3 buçuk milyon ton gibi çok yüksek oranda bir kömür çıkarma faaliyeti içinde olduğu söylendi.” Bunların daha dikkatli yapılması gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Özellikle firmalara emniyet tedbirlerinin alınmasına yönelik kontrollerin arttırılması gerekiyor. Mesela şöyle bir kontrol mekanizması oluşturulsa Türkiye’deki bu tür kazaların önüne geçmiş oluruz. Bu da sadece devletin değil Türkiye’de bulunan bütün maden mühendisliği üniversitelerinin de bu işte aktif olarak yer alması gerekiyor. Çünkü iş güvenliği uzmanlığı ülkemizde son zamanlarda çok meşhur olmaya başladı. Herkes iş güvenliği uzmanlığı sertifikası almaya başladı. Mesela bir biyoloğun, bir fizikçinin, iş güvenliği uzmanlığı sertifikası almış olarak bir maden ocağını denetleme durumu söz konusu olabiliyor. Bunların kısmi olarak önüne geçilmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sonlandırdı. 

Bu haber 970 defa okundu
Yorumlar
Bu Habere henüz yorum yapılmadı.